Kendi Saçıyla Boğularak Öldürülen, Günahlarıyla Sevaplarıyla: Kösem Sultan — NelerOlduNeler

NelerOlduNeler.com Daha İyi Habercilik Adına Tasarımını ve Yayıncılık Politikasını Değiştiriyor. Türkiye'de Daha Önce Denenmemiş Şeyleri Denemek İstiyoruz. Yakında Tekrar Görüşmek Ümidiyle.

Tarih Kategorisi için tarafından 7 Temmuz 2017 tarihinde yayınlandı.

Kendi Saçıyla Boğularak Öldürülen, Günahlarıyla Sevaplarıyla: Kösem Sultan

“Büyük Valide, Valide- i Muazzama, Koca Valide, Ümmü’ l- Müminin, Sahibetü’ l- Makam, Valide- i Atika, Valide-i Kebire ” sıfatlarının sahibi, Osmanlı tarihinin en güçlü kadını…

 Günahları ve sevaplarıyla Kösem Sultan!

Saraya ne zaman ve nasıl alındığına dair çeşitli rivayetler vardır. Asıl adının Anastasya olduğu ve Rum bir rahibin kızı olduğu “Sicill- i Osman- i” belgelerinde yazmaktadır. Ufak yaşta yetim kalmış ve Bosna Beylerbeyi Hüsrev Paşa’ nın eline geçerek Harem’e gönderildiği belirtilmektedir. Sultan I. Ahmet Han’ dan bir yaş büyük olduğu göz önüne alınırsa 1589 yılında doğduğu anlaşılmaktadır.  Sarayda adetler gereği kendisine “Mahpeyker” ismi verilmiştir. Güler yüzü, güzelliği ve güzel konuşmasıyla dikkat çekmiştir. “Kösem” adının kendisine, çok güzel, tüysüz bir cildi olduğundan veya sarayda diğer hasekilere göre önde ve gayet yetenekli olmasından dolayı verildiği rivayet edilir. Kaynaklarda uzun boylu, zarif, cazibeli, yol yordam bilen, zeki bir kız olarak tarif edilmiştir. Saraya geldiğinde zekâsı, ahlakı ve güzelliğiyle I. Ahmed Han’ın hemen dikkatini çekti ve 1604 tarihinde onun haremine girdi.

“Haseki Mahpeyker Kösem Sultan”

Daha 15 yaşındayken Haseki Sultan olmuştur. Sırasıyla 1606 yılında Fatma Sultan’ı, 1608’de Ayşe Sultan’ı, 1611’de Şehzade Murad’ı, 1612’de Şehzade Süleyman’ı, 1613’de Şehzade Kasım ve 1615 yılında Şehzade İbrahim’i dünyaya getirmiştir. Saraydaki konumunu günbegün sağlamlaştırırken eşi I. Ahmet döneminde siyaset işleriyle uğraşmamıştır. Fakat Venedik elçisi Simon Cantarini’nin yazdıkları, o günlerde yirmilerinde olan Kösem’in gelecekteki eylemleri hakkında bir fikir veriyordu bile:

Güzel, kurnaz, birçok yeteneği olan, mükemmel şarkı söyleyen, I. Ahmed’in çok sevdiği, ama devlet işlerini konuşmayacak kadar dikkatli davrandığı bir haseki.”

 “Kösem Sultan’ın hayatı’nın miladı”

Saadet yılları uzun sürmemişti. Kösem Sultan, I. Ahmet Han’ın vefatından sonra gözden düşecek, bulunduğu konumu kaybedecek ve Eski Saray’ a gönderilecektir. I. Mustafa ve II. Osman’ ın saltanatları boyunca yaklaşık 6  yıl Eski Saray’ da yaşayacaktır. I. Mustafa akli dengesinin bozuk olduğu gerekçesiyle tahttan indirilmiş ve yerine Genç Osman tahta çıkarılmıştır. Sultan II. Osman 4 yıllık bir saltanatın ardından yeniçeriler tarafından tahttan indirilmiş ve katledilmiştir. I. Mustafa tekrar padişah yapıldıysa da onun davranışları tahttan indirilmesine zemin hazırlamıştır. Devlet Rical- i ve asker gözden düştü denilen Kösem Sultan’ ın oğlu IV. Murat’ ı tahta oturtmayı teklif etmişlerdir.

 “Saltanat Naibesi”

Sultan IV. Murat o güne kadar tahta çıkan en küçük Osmanlı Padişahıydı. Bu yüzden “Makam- ı Mehd- i Ulya” denilen Saltanat Makamı on yıl bizzat Kösem Sultan’ ın elinde olacaktır. “Saltanat Naibesi” sıfatıyla oğlunun yanında yerini alacaktır Kösem Sultan. Lakin hayatının en zorlu devresi başlamak üzereydi.  II. Osman Han’ın şehadeti ile ortaya çıkan karışıklıklar, gerekse I. Mustafa Han zamanında baş gösteren anarşi sebebiyle devlet düzeni ciddi biçimde sarsılmıştı. IV. Murad Han’ın çocuk yaşta bulunması ile devlet ciddi bir sıkıntıyla karşı karşıyaydı. 6 yıllık süre içerisinde 3 padişah değişmiş ve Cülus bahşişi dağıtılmıştı. Yeniçeriler IV. Murat tahta çıkana Cülus istemeyeceklerine dair söz vermelerine rağmen kazan kaldırmışlardır. Hazinenin zor bir durumda olması devlet yönetimi zora sokmuştur. Tam da bu anda Kösem Sultan devreye girmiş ve saraydaki altınlar, kıymetli eşyalar eritilerek yeniçeri probleminin önüne geçilmiştir. Bağdat’ın elden çıkması, eyaletlerdeki itaatsizlikler, Abaza Mehmed Paşa’nın isyanı, Kazan eşkıyasının boğaza kadar sokulması ve Kırım’daki huzursuzluklar, naibe-i saltanat olan Kösem Valide Sultan’ı oldukça zorlayan siyasi sorunlar olarak öne çıkmıştır.

 “Bağdat ve Revan Fatihi”

Sultan Murat 20 yaşına gelince idareyi annesinin elinden almıştır. Lakin önemli kararlarda daima annesine danışmıştır. Sultan Murat kısa saltanat müddetince devlete hayatiyet kazandırmış ve otoriteyi sağlamıştır. IV. Murat hal edilme söylentilerinin duyulması üzerine bütün erkek kardeşlerini ortadan kaldırmıştır. Tek bir kişi hariç… Kösem Sultan şehzadesi İbrahim’ in akıl sağlını öne sürerek onun öldürülmesine mani olmuştur. Eğer Şehzade İbrahim de ölseydi Osmanlı Devleti 1640 yılında Sultan Murat’ ın ölümüyle dağılırdı zira kendisinin hiç şehzadesi yoktu. Hatta böyle olası bir durumda Kösem Sultan’ ı tahta çıkarmayı teklif edenler dahi vardı.

 “İki oğlunun saltanatını gören tek Valide Sultan! “

IV. Murad Han’ ın ölümü üzerine diğer oğlu Şehzade İbrahim’ in cülusu ile Kösem Sultan bir kez daha Naibe-i Saltanat olarak devlet işlerini eline aldı. Böylece iki evladının saltanatını gören ilk Valide Sultan oluyordu. Sultan İbrahim’ in ardından tahtın herhangi bir varisi bulunmuyordu. Ve Sultan İbrahim cariyelerle ilgilenmiyor hatta tahtı bile istemiyordu. Kösem Sultan ilk iş olarak Osmanlı soyunun devamını sağlamak için Sultan İbrahim’e çok sayıda cariye, gözde sundu. Oğlunun tedavisi için Cinci Hoca Hüseyin Efendi’ yi saraya getirtmiştir. Ve tedavi sonuç vermiştir. I. İbrahim’ in ikinci saltanat yılında Hatice Turhan Sultan Şehzade Mehmet’ i dünyaya getirmiştir.

 “Valide- i Muazzama”

Sultan İbrahim’in sekiz yıllık saltanatında hükümdara karşı bir muhalefet meydana gelmişti. Devlet erkânı ve yeniçeriağaları padişahın hal‘ edilmesi konusunda fikir birliğine varmışlardı. Kösem Sultan’ a müracaat ederek oğlunun tahttan indirelerek yerine Şehzade Mehmet’ in tahta çıkarılması gerektiği söylemişlerdir. Kösem Sultan ilk başta bu uyarıya kulak asmayıp oğlunun saltanatını desteklemiştir lakin olayların büyüyeceğini anlayınca “oğlunun öldürülmemesi sadece tahtan indirilmesi” şartıyla hazırlıklara başlamış ve torununu taht için hazırlamıştır. Daha sonra Sultan İbrahim gibi yetişkin bir adam dururken bir çocuğun tahtta oturması halk arasında söylentilere yol açmış ve Sultan İbrahim dairesinde boğularak öldürülmüştür. Henüz yedi yaşında olan IV. Mehmed’in bir Saltanat Naibine ihtiyacı vardı. Mahpeyker Kösem Sultan, devlet geleneği gereği bu cülusun ardından Eski Saray’a geçerek valide sultanlık makamını bırakmalıydı. Fakat yılların vermiş olduğu tecrübesi nedeniyle ve padişahın da çok küçük yaşta bulunması dolayısıyla Harem’de kalmaya devam etti. Böylece Osmanlı tarihinde ilk olarak bir Valide Sultan, torununun saltanatında “Büyük Valide, Valide- i Muazzama, Koca Valide, Ümmü’ l- Müminin, Sahibetü’ l- Makam, Valide- i Atika, Valide- i Kebire” gibi sıfatlarla görevini ifaya devam etmiş oldu.

Gelini Turhan, Valide Sultan oldu ise de, sarayda Kösem Sultan’ dan sonra ikinci konumdaydı. Mahpeyker Kösem Valide Sultan ölümüne kadar üç bin akçe olan valide sultanlık maaşını alırken IV. Mehmed’ in annesi Turhan Valide Sultan iki bin akçe almaya başladı. Ancak bu defa Harem’ de ilk kez iki valide sultan görev yapmaya başladı.

 Şehit Valide Sultan mı yoksa evlat katili mi ?

Sultan IV. Mehmed’ in saltanatının ilk yıllarında yine Mahpeyker Kösem Sultan devlet işlerini omuzlamıştı. Ancak İbrahim Han’ ı tahttan indirip ölümüne sebep olan ağaların devlet işlerine müdahaleleri her geçen gün artıyordu. Sık sık yapılan sadaret değişiklikleri de devlet ekonomisini sarsıyor, karışıklıklar büyüyordu. Zamanla dışarıdaki ocak ağalarına karşı saray ağaları bir grup oluşturmaya başladılar. Bu ağalar, padişahın validesi Turhan Valide Sultan’ ı daha aktif olmaya sevk ediyorlardı. Böylece sarayda gruplaşma başladı.

Zamanla ellerindeki nüfuzu kaybedeceklerini anlayan ocak ağaları yeni bir ihtilâlin fitilini alevlendirmek için girişimlere ve fırsat kollamaya başladılar. Bunlar IV. Mehmed Han’ı tahttan indirilip yerine kardeşi Süleyman’ı çıkartacaklardı. Yıllardır ocak ağalarının nüfuzunu ve çıkardığı karışıklıkları bilen Mahpeyker Kösem Sultan, büyük bir fitneye ve çatışmaya yol açmamak için bu işe rıza gösterdi. Ancak Kösem Sultan’ ın cariyelerinden Melekî, olayın gerçekleşmesinden bir gün önce gelişmeleri Turhan Valide Sultan’ a bildirdi.

Turhan Sultan Kösem Sultan’ dan önce davranarak Kösem ve onun taraftarlarını yok etmeye başladı. Asker Valide Sultan’ ın odasına zorla girerler. Kösem Sultan dairesindeki gizli bir dolapta saklanıyordu lakin eteği sıkışmıştı. Bunu farkeden askerler dolabı kırarak Sultan’ ı dışarı çıkarılar. Bu esnada oda da kanlı bir boğuşma yaşanır; Valide sultanın odasındaki her şey kan revan içinde kalmıştır. Defalarca sopalarla dövülen ve bir kenara atılan Kösem Sultan tekrar bakıldığında, ölmediği anlaşılınca kendi saçıyla boğularak öldürülmüştür. Kösem Sultan’ ın bağırışları sarayın duvarlarında uzun bir süre yankılanmış, ancak yalvarmaları onu bu kötü sondan kurtaramamıştır. Öldüğü gün şehirde ölümüne ağlamayan kalmadığı gibi 15 bin kişi de aç kalmıştır.

Kaynak: Sicill- i Osmani – Mehmed Süreyya