Dünya'nın En İyi Üniversitesinde Sınavsız Öğrenci Olmak — NelerOlduNeler

NelerOlduNeler.com Daha İyi Habercilik Adına Tasarımını ve Yayıncılık Politikasını Değiştiriyor. Türkiye'de Daha Önce Denenmemiş Şeyleri Denemek İstiyoruz. Yakında Tekrar Görüşmek Ümidiyle.

Eğitim, Görüş Kategorisi için tarafından 28 Ağustos 2018 tarihinde yayınlandı.

Dünya’nın En İyi Üniversitesinde Sınavsız Öğrenci Olmak

Dünyadaki yüz milyonlarca genç, daha iyi bir eğitim alabilmek adına sınavlara giriyor.

Sınavlar, gençlerin birbirinden ayrılmasına, elenmesine yardımcı olan en önemli araçlardan.

**

Sınavların ne kadar adil olduğu, sıralama aracı olarak uygun olup olmadığı yıllardan beridir tartışılan bir konu.

Hatta ülkemizde “ÖSS Kalkacak!” diye bile seçim propagandası yapan partiler dahi oldu.

**

Eğitim sistemlerinin yetersizliği, ülkelerdeki olanaklar gibi sebeplerden ötürü çoğu cevher kaybolabiliyor.

Türkiye’de de kaybolan cevher sayısı oldukça fazla. Bunun yanında keşfettiğimiz cevherler de bir bir elimizden kaçıyor. (Beyin göçü)

**

Ülkemizin en iyi üniversitelerinde belki de zeki değil ezberci birçok genç yetişiyor.

ÖSYM’nin zeki değil çalışan adam aradığını bize söyleyen öğretmenlerimiz çok da haksız değil sanki.

**

Herkes en iyi eğitimi görmek ister, en iyi öğretmenlerden eğitim almak…

Fakat bunun için bir sürü yoldan -sınavdan- geçmeniz gerekiyor.

**

Peki herkes dünyanın en iyi üniversitesinde eğitim alsaydı?

En iyi öğretmenler, seviye farkı olmadan her öğrenciye ders verebilseydi?

İstediğiniz bölümü okuyup hatta her bölümden ders alabilseydiniz?

Bu biraz ütopya gibi duruyor değil mi? Ama aslında yıllardan beridir bu ‘en iyi üniversite’, gücüne güç katıp büyümeye devam ediyor.

**

Ağustos 1991’de halka açılan bu üniversitede sınava girmeden, istediğiniz bir konu hakkında istediğiniz birinden eğitim alabiliyorsunuz.

Hocaların hocaları, profesörler, doçentler bu üniversitede istediğiniz zaman, istediğiniz yerde size eğitim verebiliyor.

**

Bu üniversitenin ismi İnternet be İnternet!

Geldiğimiz bu yıllarda hepimizin evinde ve ceplerinde olan büyük nimet!

**

Bu İnternet Üniversitesinden öğrencilerin haberi var, var olmasına da bizim eğitim kurumlarının haberi var mı bilinmez.

Öğrenci artık internetten en iyi anladığı, kavradığı hocadan en iyi pratiklerle istediği dersi alabiliyor.

Sonuçta Türkiye’deki eğitim sisteminden bahsediyoruz; olayı kavramaya gerek yok nasıl olsa. Ezberle, sınavına gir, geç!

**

Her meslekte olduğu gibi, tüm öğretmenler de ‘en iyi’ diye bir şey yok.

Öğretmenin de kötüsü, kalifiyesizi, ilgisizi; bilgi eksikliği olan, çağı takip etmeyen, yeniliklerden bi’ haber olanı var.

**

Bu öğretmenler, daha gelişimini tamamlamamış gençlerimizde düşünüldüğünden daha çok hasar bırakıyor.

Öğretmen yüzünden dersten ve okuldan soğuyan, kendini öğrenemeyen olarak gören vs. bir sürü öğrencimiz var.

Tabi ki başarısızlığı öğrenciler, veliler, öğretmenler kendi aralarında paylaşıyor tüm suçu öğretmenlere atmak gafillik olur fakat öğrenciye etkileri de oldukça büyük doğal olarak.

**

Öğrenci her ne sebepten ötürü olursa olsun öğrenemediği herhangi bir konuyu, internetten; belki de daha iyi bir öğretmenden, daha anlaşılabilir bir şekilde öğrenebiliyor.

Yazılılara, sözlülere, sınavlara internetteki hocaları dinleyerek hazırlanan öğrenci oranı günümüzde oldukça yüksek.

**

Bu olaya sadece ilk ve orta öğrenim kısmından bakmamak gerekiyor.

Bir üniversite öğrencisi, belki kapısının önünden dahi geçemeyeceği Harvard Üniversitesindeki bir öğretim görevlisinin makalesine veya ders videosuna internetten erişerek, fiilen öğrencisi olabiliyor.

**

İnternet Üniversitesinden okuyarak belki bir doktor olamayabilirsiniz  -şimdilik- ama bir mühendis olabilirsiniz.

Özellikle internetin kalbi olan bilişim ve yazılım sektörlerinde, işin okulunu okumamasına rağmen internet sayesinde bugün bir mühendisin yapabildiği her şeyi yapabilen, mektepli değil ama alaylı birçok mühendis var.

Yani internet, alaylı olan bir sürü kalifiyeli meslek sahibi yetiştiriyor.

**

Hem okulunu okuyup hem de internetteki bilgilerle eksikliklerini tamamlayan gençler, tam verimli eğitimi böylelikle almış oluyor.

Tek okula, tek öğretmenlere bağlı kalmak zorunda olmayıp dünyanın tüm üniversitelerinden ve öğretmenlerinden eğitim alabiliyor.

Farklı bakış açılarını, yelpazeleri rahatlıkla görebiliyor. Hem de televizyon reklamlarından sıkça duyduğumuz koşulsuz şartsız bir biçimde.

**

İşler o kadar büyüdü ki internet dershaneleri dahi kurulmaya başlandı.

Bakiyenize para yükleyerek, internetten özel ders alabiliyorsunuz.

Üniversitelerin ‘Uzaktan Eğitim Programları’ da ücretsiz olarak aynı mantıkta çalışıyor fakat yeterli verimlilikte değil.

**

Yıllar geçiyor, çağlar değişiyor.

Her şey değişiyor, çağa ayak uyduruyor fakat en önemli unsurlardan bir olan eğitim hep aynı kalıyor.

**

Performans ödevlerinde bilgisayardan yazmayın elle yazın diyen öğretmenler hala aramızda. Belki öğrenci kendi yazmaz, internetten alır diye. Sanki elle yazınca internetten almamış oluyor.

Sınıflara akıllı tahta koyup, öğrencilere tablet dağıtmak -ki öğrenci onu da oyun için kullanıyor- eğitimde modernize demek değil.

Bir an önce eğitim kurumlarımız teknolojiyi yakalamalı ve teknoloji ile eş güdümlü çalışmalı.

**

Çağdaş gençlik, çağdaş eğitimle elde edilir.

 

Özgür ve bağımsız medyaya güvenerek yazılmıştır.

Fatih Mehmet Kemal