Game of Thrones 7. Sezon 4. Bölüm İncelemesi — NelerOlduNeler

NelerOlduNeler.com Daha İyi Habercilik Adına Tasarımını ve Yayıncılık Politikasını Değiştiriyor. Türkiye'de Daha Önce Denenmemiş Şeyleri Denemek İstiyoruz. Yakında Tekrar Görüşmek Ümidiyle.

Game of Thrones Kategorisi için tarafından 7 Ağustos 2017 tarihinde yayınlandı.

Game of Thrones 7. Sezon 4. Bölüm İncelemesi

Sızıntılarla dolu geçen bir haftanın ardından “Savaşın Ganimetleri” adlı bölüme kavuştuk. Şahsım adına söylemeliyim ki yeni sezonun en iyisi olmaya aday şu anda bu bölüm. Aksiyonun son anlara doğru tırmandığı bölümde, bütçe sonuna kadar kullanılmış olmalı ki böyle güzel savaş sahneleri izledik. Şimdi gelelim bölüm incelemesine.

1-) “Lannisterler her zaman borcunu öder. ” Bölüm Highgarden’dan (Yüksekbahçe) dönen Lannister ordusu ile açıldı. Menzil topraklarındaki bütün altınlar ve zahireler Lannister ailesinin kontrolüne geçti.

Açıkcası altınların King’s Landing topraklarına varmasını beklemiyordum. Jaime, altınları önden göndererek belki de kıtanın geleceğini değiştirecek en büyük hamleyi yaptı. Erzaklar ve Lannister ordusu geriden gelirken, altınlar şehre girdiği sırada Deli Kraliçe Cersei ise Demir Banka elçisi ile bir görüşme halindeydi. Krallığın borcu o kadar fazla ki, gelen altınlar sadece faizleri kapatmaya yetecek. Ama bu ödeme bir iyi niyet göstergesi olacağı için, Cersei çok sağlam bir destek kazanmış olacak. Sadece Demir Banka’nın ekonomik gücüyle yetinmeyen Cersei, Altın Mürettebat ile anlaşma yoluna gidiyor ki bu gerçekten onun için büyük bir güç olacak. (Altın Mürettebat, Büyük Piç Acıçelik tarafından kurulmuş bir paralı asker grubudur.Özgür Şehirler’de, en büyük, en ünlü ve en pahalı paralı askerler olarak bilinirler. Paralı askerler genel olarak güvenilmez oldukları halde “Altın Mürettebat” kontratını hiç bir zaman bozmamakla ün yapmıştır. Altın Mürettebat “Sözümüz altın kadar iyidir” sloganını kullanmaktadır. Altın Mürettebat 10 bin kişi, birkaç bin at ve birçok filden oluşur.)

2-) Petyr Baelish, Beş Kralın Savaşını başlatan hançeri Bran’a verdi. Bu sırada Petyr’nin ilk defa karşısındaki güçten korktuğunu gördük. 3. Sezonun 6. Bölümünde Petyr, bu sözü Kızıl Kale’nin Taht Odasında Varys’e söylüyordu. Bran’ın gücünü farketmesi açısından oldukça önemli bir sahneydi.

Meera Red sonunda evine döndü. Westeros Tanrıları kadrosuna alınan Üç Gözlü Kuzgun Bran Stark’ımız. Kendisini pek hoş bir şekilde uğurlamadı ne yazık ki. Meera’nın dediği gibi gerçek Bran Stark o mağarada öldü. Ve Bran çok fazla şey biliyor artık. Asla eskisi gibi olmayacak.

Arya sonunda evine döndü. Nymeria ile olan hikayesinin bitmemesini istesem de görünürde bu hikayenin devam etmeyeceği net diyebiliriz. Ama biz yinede bu ihtimal için açık bir kapı bırakalım. Elbet Nymeria’da döner bir gün.

Bran, Petyr’nin kendisine verdiği Valyria Çeliği’nden yapılma hançeri Arya’ya verdi. Şimdiden net söyleyebiliriz ki Petyr bu hançer ile hakkın rahmetine kavuşacak. Stark Hanesine ihanet edenlerin, benzer şekillerde öldüğünü görmüştük. Catelyn’e ihanet eden Petry’nin ölümü de bu hançer ile olacaktır. Arya listesini yarıda bırakıp evine dönünce, Cersei’nin artık olası bir ölüm anında Arya tarafından öldürülmeyeceği kesin.

3-) Daenerys kalabalıklar içinde yalnız. Ejderha Camı için kazılara başlayan Jon, Daenerys’e sunulabilecek en güzel kanıtı sundu. Binlerce yıl önce akgezenlere karşı savaşan ormanın çocukları ve insanlar… Daenerys artık Jon’a daha doğrusu Westeros’a mücadelesinde yardım edecek. Fakat ben Daenerys’in bir önceki bölümde de dediği gibi, Cersei’nin tahtta durmasına rıza göstereceğini sanmıyorum.

Bu bölümle birlikte anladık ki Daenerys’in yanında bir hain var. Yaptığı her hamle Cersei tarafından biliniyor. Geçen hafta Varys konusunu uzun bir şekilde anlatmıştım. Bu hafta bu kadroya Missandei de dahil oldu. Tutarsız davranışları bu bölüm fazlasıyla göze battı. Ahh Tyrion… Bir aslan bir ejderha’ya yardım ederse sonu böyle olurmuş görmüş olduk. Tyrion’nun en zayıf yanı ailesi. Ve şu ana kadar Daenerys’e ihanet etmese de bundan sonra ihaneti sürpriz olmaz. Zira artık kendisini sorguladığını,  Daenerys’in Tyrion’u sorguladığını gördük. Hükmedeceği topraklara zarar gelmesin diye bütünn müttefiklerini kaybeden Daenerys, sonunda rahmetli Diken Kraliçesi Olenna Tyrell’in sözünü dinledi ve bir ejderha oldu.

4-) Arya tam bir suikastçı olmuşken Brienne ile düello yapacak kadar güçlenmesi takdire şayandı. Burada dikkat edebileceğimiz tek nokta Sansa ve Petyr. Arya’nın yeteneklerini gördükten sonra onun ölüm listesine inanmaya başladı belli ki Sansa.

Petyr ise yine bildiğimiz gibi. Güven vermeyen bakışlar. Arya ve Brienne’nin bu konuda hemfikir olduğu aşikar.

5-) Theon sonunda Ejderha Kayasına geldi. Jon ile karşılaşmalarını biraz daha kanlı beklesem de bu da idare ederdi.  😅

Amcasına karşı yardım isteyen Theon’a Daenerys’in yardım edeceğine pek ihtimal vermesem de Euron tehlikesinin bir şekilde bertaraf edilmesi gerek. Şu sıralar Casterly Kayasını kuşatan Euron’un elinde Casterly’i kuşatacak Demir Doğumlu askeri yok. Ama Lekesizler aç ve susuz ne kadar dayanabilirler tartışılır. Lekesizlerin donanması yakılınca, Lekesizlerin karayolu ile Ejderha Kayasına dönmesi tek seçenekti. Ve Lannister ordusu lekesizleri bu şekilde tuzağa düşürecekti. Ama bölümün sonundaki savaşın dengeleri büyük oranda değiştirdiği belli. Bu yüzden Lekesizlerin karayolu ile dönmesi daha da kolaylaşır zira artık menzil toprakları bir haftada yine el değiştirdi.

6-) Daenerys sonunda gerçek bir ejderha oldu. Ateş Tarlası 2 diyebileceğimiz savaş yeni sezonun en iyi bölümüydü. Gözüm Viserion ve Rhaegal’i aradı fakat gerek bütçe gerekse ejderha sürücüsü eksikliği sebebiyle savaşta yer almadılar.

Lannister ordusu King’s Landing’e dönerken yol üzerinde Dothrakiler tarafından pusuya düşürüldüler. Bu savaşta gördük ki Daenerys artık intikam hırsıyla dolu. Bölümde beni rahatsız eden husus tarafların ikisinde de sevdiğimiz karakterler olması ve taraflardan birinin kötü tarafı üstlenmek zorunda kalmasıydı. Bu bölümle birlikte Cersei nefretimiz doruğa çıkmış olmalı ki Lannister ordusunda Jaime ve Bronn’un olması ile o tarafı kurtaramadı. 3 bölümdür Lannistlerin zaferlerini izlerken, bir bölümde aldıkları tüm zaferlerin hiçe sayıldığı bir savaş oldu.  Savaşın sonunda Lannister Hanesi hazırda bulunan en büyük ordusunu kaybetti. Cersei için artık Altın Mürettebat ve Demir Banka desteği daha da önemli.  Savaşta Daenerys’in Drogon’u ne kadar iyi kullandığını gördük. Ejderha ateşinin büyülü olduğu ve patlamaya sebep olabileceğini biliyorduk. Bu bölümle birlikte ejderha ateşinin ne kadar güçlü olduğunu gördük. Lannister ordusu en rütbelisinden en acemisine kadar kül oldu. Tek bir ejderhanın bu kadar hasar verdiği düşünülürse 3 ejderhanın neler yapabileceğini tahmin etmek imkansız hale gelir. Bronn, Ballista’yı kullanarak Drogon’u devre dışı bırakmayı amaçladı ama gördük ki derisine ok işlemeyen ejderhaları ballista ile öldürmek bile zor.

Qyburn’un kaç ballista yaptığını bilmiyoruz fakat bir tanesinin yok olduğu kesin. Jaime, herşeyi kaybettiğini anladığı anda mızrak ile Daenerys’e koştu fakat ejderhayı neden görmezden geldi anlamış değilim. Bronn’un bölüm içerisinde birden fazla ölümden dönmesi beni çok fazla rahatsız etti. Jaime’nin hayatını kurtarmasına kurtardı ama acaba o kadar zırhla o gölden nasıl çıkacaklar?

Artık bu bölümle birlikte Tyrion’un ailesini seçtiğini anlayabiliriz. Drogon’un vurulduğu ve Jaime’yi gördüğü anda bakışlarından anladığımız kadarıyla kendisi iki taraf arasında kaldı. Abisine olan sevgisi su götürmez bir gerçek. Ama ona hayatında hiç olmadığı kadar değer veren birisine ihanet ederse pek hoş olmaz açıkcası.

 Gelelim 5. Bölüm fragmanına.

 Bölümün ismi Imdb’de ilk olarak “Ejderhanın Kanı” olarak açıklanmıştı. Fakat bugün yapılan bir düzenlemeyle “Eastwatch (Doğugözcüsü)” oldu.

* Daenerys savaştan sonra esir komutanlara ve askerlere ufak bir tercih imkanı sunuyor. Tyrion’un, Daenerys’in adam öldürmesine kızıp Lannisterlerin onca askeri öldürmesine kızmamasından anlıyoruz ki kendisi artık tarafını seçmiş. Daenerys’in teklifine Westeros’un sadık(!) lordu Randlly Taryl’nin hayır diyeceğinden emin olabiliriz. Zira oğlu Dickon Tarly bile bu bölüm Tyrell Hanesine olan bağlılıklarından söz etmişken, bir daha verdikleri sözden çark edeceklerini sanmam.

* Varys’ın Tyrion’a “Dinlemesini sağlamalısın.” dediği kişi için iki ihtimal var. Daenerys ya da Jaime. Varys’ın ve Tyrion’un zeki(!) planlarla kan dökmeden krallık alma fikirlerinin işlemediğini gördük. Neden hala ısrar ederler ki? Daenerys ile konuşmasının sebebi muhtemelen de bu nedenden dolayıdır. Jaime ile görüşmesi ise ancak ordularını kaybeden ve etrafları sarılan Lannister Hanesini teslim olmaya zorlamak içindir. Fakat Cersei’nin ise buna razı gelmeyeceği kesin.

* Ve yukarıda da bahsettiğim gibi bölümün ilk adı belli ki Jon’un Ejderha Kayası sahilindeki Drogon ve kardeşleri ile tanışmasına ufak bir gönderme olabileceği gibi Daenerys için de olabilirdi.

* Winterfell’den Ejderha Kayasına, Jon’a gelen mektup Ölü ordusunun hızla Doğudaki Kıyı Gözcüsüne ilerlediğini bildiriyor. Fakat Jon ve ekibi neden Duvarın ötesine geçiyor? Burada iki ihtimal var. Ya Gece Kralı bir şeye ulaşmaya çalışıyor ya da insanları tuzağa düşürecek.

Tüm bunların cevabını gelecek haftalarda alacağız. 😊  Haftaya tekrar Neler Oldu Neler’de görüşmek üzere.