Soçi'deki Üçlü Zirve Sona Erdi: Suriye'ye Barış ve İstikrar Gelecek mi? | DOSYA — NelerOlduNeler

NelerOlduNeler.com Daha İyi Habercilik Adına Tasarımını ve Yayıncılık Politikasını Değiştiriyor. Türkiye'de Daha Önce Denenmemiş Şeyleri Denemek İstiyoruz. Yakında Tekrar Görüşmek Ümidiyle.

Dünya Kategorisi için tarafından 22 Kasım 2017 tarihinde yayınlandı.

Soçi’deki Üçlü Zirve Sona Erdi: Suriye’ye Barış ve İstikrar Gelecek mi? | DOSYA

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ErdoğanRusya Devlet Başkanı Vladimir Putinve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani,‘nin Soçi’de Sanatoryum Rus’taki Suriye konulu üçlü zirvesi saat 16.40’ta başladı. Zirve tam olarak 2 saat sürdü. Soçi Sanatoryum’daki görüşme 18.40’ta sona erdi.

Ruhani: Yeni anayasa ve özgür bir seçim bir yapılacak.

Bu üçlü görüşmede dikkat çeken en önemli konulardan biri de Suriye için yeni anayasa. Suriye’nin toprak bütünlüğünden yana olan bu üç devlet ve Suriye rejimi, federatif bir yapıdan ziyade ülkedeki her etnik ve dini grubu kapsayan eşitlikçi bir anayasa ile ülkenin toprak bütünlüğünü korumaktan yana. İşte burada Lübnan Anayasası, ülkedeki etnik ve dini grupları kucaklayan ve eşit haklara kavuşturan bir anayasa olarak dikkat çekiyor. Yeni bir anayasa ile Lübnan benzeri bir yapının oluşması muhtemel.

Putin: Suriyeliler kaderlerine kendileri karar vermeli.

Rusya, Suriye PKK’sının da katılacağı bir kongre düzenleyip, bu tarz grupların birbirleriyle görüşmesinde kararlı. Fakat Türkiye bu konuya hiç sıcak bakmıyor ve Suriye PKK’sının, Suriye Ulusal Diyalog Kongresi gibi kongrelere davet edilmesi bizim kırmızı çizgimizdir diyor. İleride yine bu konuda tekrar bir gerilim söz konusu olabilir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Terörist unsurların süreçten dışlanması, Türkiye olarak önceliklerimiz arasında yer almaya devam etmektedir.

Zirve sonrası Putin’nin sözleri üzerine, Cumhurbaşkanı Erdoğan’nın tekrar Suriye PKK’sının geçiş sürecindeki kongrelere yer almaması gerektiğini vurguladığını bu sözlerinde açıkça görüyoruz.

Kürt grupların bu süreçte en büyük söz haklarından birine sahip olduğu aşikar ve Türkiye dahil tüm devletler bunun farkında. Türkiye, bu geçiş sürecinde Kürt grupları, Suriye PKK’sı yerine muhalif ve Barzani’ye yakın Kürt konseylerin temsil etmesi konusunda bir politika yürüteceğe benziyor.

Esad bu süreçte rejimin ve ülkenin başında olacak

Türkiye’nin başından beri karşı olduğu ve gitmesi gerektiğini sürekli söylediği Beşşar Esat’ın Suriye’nin yeniden barış ve istikrara kavuşma sürecinde devletin başında olacağı kesin gibi. Zaten devletimizin de Esat konusunda tonunu düşürdüğünü görüyoruz.

Ülke dışına iltica eden Suriyeliler’in, geçiş süreci sona erene kadar ülkelerine dönmeleri ile birlikte kapsayıcı bir genel seçimin yapılması ve Vladimir Putin’in de dediği gibi ‘kendi kaderlerini kendilerin belirlemesi’ umulan bir olay.