Türkçeyi Katletmek İsteyenler İçin: Plaza Dili Sözlüğü — NelerOlduNeler
İçerik Kategorisi için tarafından 29 Haziran 2017 tarihinde yayınlandı.

Türkçeyi Katletmek İsteyenler İçin: Plaza Dili Sözlüğü

Nedir bu plaza dili? Adı üstünde plaza katlarında çalışan beyaz yakalı insanların, yarı Türkçe yarı İngilizce değişik dilleri. Onlar için zaman önemli olduğu ve İngilizceyi anadili gibi konuştukları için kendi aralarında bilmeden böyle bir dil oluşturmuşlar. Şimdi bu eksantrik dilin Türkçeye nasıl çevrildiğine bakalım.

Overload olmak : Aşırı iş yükü olan; yüklenme hali.

Overlod oldum ne yapacağımı şaşırdım işler üst üste geliyo.

Push etmek : Giden bir işi ittirmek, zorlamak, yakın takip etmek.

Yeni proje lansmanı bizim için önemli puş edelim lütfen.

Assign etmek : Bir iş için görevlendirmek, işleri dağıtmak.

Sen elindeki işleri essayn et iş yükünü azalt.

Forwardlamak : Gelen posta iletisini ilgili kişilere aynen göndermek.

O maili tüm yöneticilere forvırtlayalım.

For your info : Sen de bil (Bilgine)

Bu rapor bana gelmiş size iletiyorum fyi.

Brain storming yapmak : Karşılıklı fikir alışverişinde bulunmak.

Arkadaşlar task hakkında acil breyn storming yapmalıyız.

Qualification : Meziyet,yetenek, yetkinlik.

Ekibin kualifikeyşınını arttırmamız şart.

Feedback Session : Geri Bildirim Seansı. Kişilerin birbirlerine fırsatlarını söyledikleri toplantı.

Ekibimle bir fiidbek seşın set edeceğim.

Deadline : Birşeyi yapmak için size sunulan son zamandır, Projenin Bitiş Tarihi.

Dedlayn yaklaşıyor elimizi çabuk tutmamız lazım.

Down olmak : Morali bozulmak. Motivasyonu düşmek.

Müdürün konuşmasından sonra tamamen davn olmuş durumdayım.

Lead etmek : Liderlik etmek konuyla ilgili sorumlu olmak.

Bu konuyu sen liid eder misin?

Set etmek : Ayarlamak / Organize etmek

Hemen bir toplantı set edelim.

Brieflemek: Projeyle ilgili yazılı olarak bilgilendirme yapmak.

Projenin brifini bana yollar mısınız?

Emotional Bond : Duygusal Bağ

Arkadaşlar ekiplerinizle aranızda hiç imoşınıl bond yok. Böyle olmaz.

Farewell : Veda

Farewell yemeği için toplanıyoruz.

Inline olmak : Konuyla ilintili olan.

Konuyla ilgili inlayn mesajlara bakabilirsiniz.

Konsolide etmek : İşleri toparlamak/birleştirmek.

Tüm raporları konsolide edip paylaşacağım.

Nice-to-Have : Olsa Güzel Olur.

Raporda tarihler mutlaka olsun saat kırılımları da olursa nays to hev tabii.

Wouv Effect : Heyecanladırıcı, Etkileyici Sonuç.

Müşteride Wouv Effect oluşturmalıyız.

Recognize etmek: Birini taktir etmek,takdim etmek; ismini veya yaptığı işi bir grup içerisinde telaffuz edip ön plana çıkarmak.

Ekibindeki isimleri tek tek sayarak rekognayz etti.

Reward & Recognation : Taktir ve Ödüllendirme. Daha çok teşekkür ödül törenlerinde kullanılır. Yapılan çalışma için alınan iyi değerlendirmeler.

Bu yıl rivord rikognişın programlarını etkin kullanmalıyız.

Suffer etmek : Sıkıntı çekmek, cefa.

Bu terfiyi alana kadar çok safır etti.

Invitation göndermek : Davet etmek. Meeting talebi yollamak.

Perşembe öğleden sonrası için inviteyşın yolla.

Check etmek : Kontrol etmek, gözden geçirmek.

Maili yolladım çek eder misin?

Headquarters : Genel merkez

Toplantı hetkuartırs’da yapılacak.

Highlight etmek : Altını çizmek vurgulamak.

Bu konuyu toplantıda haylayt etmemiz lazım.

Handle etmek : Başa çıkmak üstesinden gelmek.

O konuyu ben hendıl ederim.

Challange etmek : Zorlamak.

Ay sonuna kadar hedefi tutturmamız lazım ekibi biraz çelınç edelim.

Process : Akış, aşamalar.

Prosese ait tüm adımlar grafikte belirtilmiştir.

Finetune etmek : İnce ayarını; son düzenlemelerini yapmak.

Raporu bu akşam fayntun edip göndericem.

Discuss etmek : Tartışmak değerlendirmek.

Biz bu konuyu aramızda bir diskas edelim sana döneceğiz.

Match etmek : Birbiri ile doğrulamak.

Burada bir hata var iki rapordaki veriler birbirini meç etmiyor.

Overquailifed : İstenenden fazlasına sahip aday veya çalışan.

Bu cv bizim için ovırkualifayt olur bunu eleyelim.

Comperation chart : Karşılaştırma tablosu.

Bu iki ürün için kompereyşın çart hazırlayıp analiz edelim.

Sense yaratmak : Anlam ifade etmek.

Bu haliyle benim için sense yaratmıyor.

Cross Check : Tekrardan farklı farklı kontrol edip üzerinden geçmek.

Biz yine de kros çek yapalım noolur noolmaz.

As soon as possible : Olabilen en kısa zamanda.

Bu konuyu as soon as possible halletmemiz lazım.

Postpone etmek : Ertelemek.

Bu konuyu şimdilik postpon edelim.

Charge etmek : Masrafı tahsil etmek.

Bu durumda ilgili tutarı sizden şarj etmek durumundayım.

Clarify etmek : Açıklamak açmak.

Konuyu klerifay etmek gerekirse…

Know how : O işi başkasının nasıl yaptığı. İş bilirlik.

Sen diğer lokasyona git bir nowhav yap.

Kick off meeting : Herhangi bir proje için ilk başlangıç toplantısı. Başlangıç vuruşu.

Kik of miiting ile projeyi canlıya alacağız.

Wrap up meeting : Projenin;işin son kapanış toplantısı.

Rep ap miiting ile günü noktalayacağız.

Off the record : Kamera arkası; kimse duymadan; kayıtdışı.

Of dı rikord söylüyorum bu yıl şirkette işler pek iyi gitmiyor.

Penetration : Satışta farklı lokasyonda bulunabilirlik.

Önemli olan satış noktalarındaki penetrasyonumuzu arttırmak.

Road map oluşturmak : Yol haritasını; yöntemleri ve yapılacakları belirlemek.

Bu konudaki kısa ve uzun vadeli rod mepimizi çıkardım.

Antant kalmak : Uzlaşmak aynı fikri paylaşmak.

Bu konuda önce bir antant kalmalıyız.

Kaynak: Şevki Kızılırmak

İlginizi Çekebilir