"Türkiye Artık 'Enerjinin İpek Yolu' Olarak İsimlendiriyor" — NelerOlduNeler

NelerOlduNeler.com Daha İyi Habercilik Adına Tasarımını ve Yayıncılık Politikasını Değiştiriyor. Türkiye'de Daha Önce Denenmemiş Şeyleri Denemek İstiyoruz. Yakında Tekrar Görüşmek Ümidiyle.

Türkiye Kategorisi için tarafından 10 Temmuz 2017 tarihinde yayınlandı.

“Türkiye Artık ‘Enerjinin İpek Yolu’ Olarak İsimlendiriyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’da düzenlenen 22. Dünya Petrol Kongresi‘de yaptığı konuşmada:

“Son 1-1,5 asırdır… güçlü ülke olmanın yolu, enerji kaynaklarına sahip bulunmaktan veya bunlar üzerinde söz sahibi olmaktan geçiyor. Bununla birlikte küresel çatışmaların merkezinde yer alan enerji kaynakları ve yolları üzerinde hakimiyet kurma çabalarının çoğu zaman iç çatışmalar, darbeler ve işgallerle sonuçlandığını görüyoruz. Var olduğu coğrafyalarda zenginliğin ve refahın kaynağı olması gereken petrol ve doğalgazı ne yazık ki daha çok savaş, kan ve göz yaşı ile birlikte anmak zorunda kaldık. Biz Türkiye olarak en başından beri, bu kaynakların insanlığın huzur ve refahına katkı sağlayacak şekilde kullanılması gerektiğini savunuyoruz.” cümlelerini kurdu.

“Türkiye artık ‘enerjinin İpek Yolu’ olarak isimlendiriyor”

enerjinin ipek yolu

Bu gelişmeler sayesinde uygarlıkların toplanma noktası olan Türkiye’nin artık enerji uzmanları tarafından ‘enerjinin İpek Yolu’ olarak nitelendirildiğini söyleyen Erdoğan, “Ülkemiz sahip olduğu imkanlarla, enerjinin yıkım , gerginlik ve ihtilaf değil, barış ve refah kaynağı haline dönüşmesi için gayret gösteriyor.” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Türkiye’deki büyümenin sürdürülebilir olması için enerjide dışa bağımlılığın azaltılması ve yerli kaynakların en üst düzeyde kullanılması gerekiyor. Önümüzdeki 10 yıl içerisinde iki kat artacak olan enerji talebini karşılayabilmemizin yolu 2023 yılına kadar ilave 50 bin megavat kurulu ek gücü sisteme dahil etmemizden geçiyor. Bu talebin karşılanması için 6 ana başlık altında politikalar geliştiriyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Nükleer enerjide de yatırımlarımızı hızlandırmaya başladık”

enerjinin ipek yolu

Erdoğan, “Nükleer enerji konusunda da yatırımlarımızı hızlandırmaya başladık. Akkuyu ve Sinop Nükleer Güç Santrallerinin devreye girmesiyle enerji ihtiyacımızın en az yüzde 10’luk kısmını buradan karşılayacağız. Rusya ile birlikte yürüttüğümüz Akkuyu Projesi’ni milli sermayemizi de katarak çok daha güçlendirdik. Sinop Projesi’nde de inşaata en kısa sürede başlamak istiyoruz. Son G20 toplantısında Japonya Başbakanı Abe ile de bunu etraflıca görüştük. Hatta üçüncü bir nükleer güç santrali projesiyle ilgili çalışmalarımızı şimdiden başlatmış bulunuyoruz.” dedi.

“Arz güvenliğine kalıcı bir çözüm getirmek amacıyla yıllık doğal gaz tüketiminin en az yüzde 20’sini depolayacak bir sistem kuruyoruz.” bilgisini veren Erdoğan, “Yeni dönemde hayata geçireceğiz. En göz alıcı yeniliklerden birisi de enerji teknolojilerinin üretiminde yerlileştirme oranını artırmak olacaktır. Türkiye’yi bu alanda yüksek katma değerli teknolojilerin üretildiği bir enerji üssü haline getirmekte kararlıyız.” ifadelerini kullandı.

“Enerji kaynaklarının güvenliği, terör örgütlerinin tasfiyesine bağlı”

enerjinin ipek yolu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, enerji hinterlandındaki terör örgütlerinin yol açtığı kaos ve karmaşanın ülkeler arasındaki iş birliğini zorunlu kıldığını belirterek şöyle konuştu:

“Enerji kaynaklarının güvenliği, terör örgütlerinin tasfiyesine bağlıdır. Türkiye olarak biz terörle mücadelede çok büyük bedeller ödedik. Bizim verdiğimiz mücadele, kendi milli güvenliğimiz yanında dünyanın enerji güvenliğini de çok yakından ilgilendiriyor. Hiç kimse Türkiye’nin, çevresinde olup bitenler karşısında tepkisiz kalmasını, kendisine yönelik saldırıları karşılıksız bırakmasını beklemesin. Ülkemizin ve milletimizin güvenliği konusunda, sınırlarımız içinde ve dışında ne yapmamız gerekiyorsa, kimseden izin almadan yapmakta kararlıyız. Bunun da bilinmesini istiyorum.”

Elektrik üretiminde artış rekoru

enerjinin ipek yolu

“Yerli kaynaklardan elektrik üretimi, rekor bir artışla yüzde 49,3’e ulaştı. Yerli kömürün elektrik üretimindeki payını da yüzde 23’e çıkardık. Yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretiminde yüzde 31’lik artışla Avrupa başta olmak üzere birçok ülkeyi geride bıraktık.” diyen Erdoğan, Türkiye’nin bugün, yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretilmesi noktasında yüzde 30’lara varan oranla Avrupa’nın pek çok ülkesinin ilerisinde olduğunu söyledi.

“Doğu Akdeniz’de geçtiğimiz hafta büyük bir fırsat kaçırıldı”

enerjinin ipek yolu

“Doğu Akdeniz’de geçtiğimiz hafta maalesef büyük bir fırsat kaçırıldı. Bizim ve Kıbrıs Türk tarafının tüm yapıcı yaklaşımına rağmen Rum tarafının olumsuz tavrı sebebiyle adadaki anlaşmazlıkların bir kez daha çözümsüz kalmasından üzüntü duyuyoruz.” ifadelerini kullanan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Tarafların tutumları böylesine açıkça ortadayken kimi enerji şirketlerinin Rum kesiminin atmakta olduğu sorumsuzca adımların bir parçası olmaları kesinlikle anlayışla karşılanamaz. Adaletin, hakkaniyet ve uluslararası hukukun gereği hidrokarbon kaynakların adadaki tüm taraflara ait olmasını gerektiriyor. Kıbrıs’taki gelişmelere taraf olan herkesten beklentimiz bölgedeki yeni gerginliklere yol açabilecek adımlardan kaçınmalarıdır. Aksi taktirde kendilerine sadece bölgede değil her yerde ve her alanda Türkiye gibi bir dostu kaybetme riskiyle karşı karşıya kalabileceklerini hatırlatmak isteriz.”

Katar meselesi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Katar’la ilgili gerginliğin ivedilikle aşılabilmesi için elimizden geleni yaptık, yapmaya da devam edeceğiz. Artık bölgede krizler istemiyoruz. Bunları bir an önce aşalım istiyoruz. Diyalog en ideal çözüm yoludur, diyoruz. Tüm tarafların meseleye sağduyuyla ve gerçekçi bir yaklaşımla bakarak diyalog kanallarını açık tutmaları gerekiyor. Dünyanın ve bölgemizin artık çatışmalara değil huzura, iş birliğine, birlik ve beraberliğe ihtiyacı var.” dedi.

Musul konusu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak’ta DAEŞ’la yapılan mücadelede sona gelindiği, dün yapılan açıklamada da Musul’da artık sonuca ulaşıldığı yüz güldüren bir haber haber olduğunu söyleyerek, Musul’un şu anki durumunun çok önemli olduğunu ve Musul’un durumunun şu anda yıkıntı olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullanarak konuşmasına kaldığı yerden devam etti:

“Bu harabe Musul’un yeniden Musul halkına kazandırılmasının maliyetini acaba kimler karşılayacak? Bu dönemde ülkenin toprak bütünlüğünü gözetmenin önemi giderek artıyor. Irak toplumunun dışlanmış kesimlerinin siyasi ve iktisadi sisteme tekrar dahil edilmeleri, kalıcı barışın olmazsa olmaz şartıdır. Bağımsızlık referandumu gibi tek taraflı girişimlerden kaçınılması, milli güçlerin etkilerinin azaltılması ve PKK terör örgütünün varlığına son verilmesi gibi hususlar da bu ülkenin geleceğinde belirleyici olacaktır. Zaten yeterince sıkıntıyla boğuşan Irak’ın başına yeni sorunlar açacak her adım, istikrarsızlığı körüklemekten başka işe yaramayacaktır. Uluslararası toplumun bu konulardaki görüşlerini Irak’taki taraflara yüksek sesle ifade etmesi yerinde olacaktır.” cümlelerini kullandı.