Türkiye'nin Hava Kirliliği Raporu Açıklandı: Havası Temiz Tek İl Rize — NelerOlduNeler

NelerOlduNeler.com Daha İyi Habercilik Adına Tasarımını ve Yayıncılık Politikasını Değiştiriyor. Türkiye'de Daha Önce Denenmemiş Şeyleri Denemek İstiyoruz. Yakında Tekrar Görüşmek Ümidiyle.

Çevre, Yaşam Kategorisi için tarafından 19 Kasım 2017 tarihinde yayınlandı.

Türkiye’nin Hava Kirliliği Raporu Açıklandı: Havası Temiz Tek İl Rize

Türk Toraks Derneği, İstanbul’da düzenlediği basın toplantısında Dünya Sağlık Örgütü’nün belirlediği limitlere göre havası en kirli ve en temiz kentleri açıkladı.

2017 yılında Dünya Sağlık Örgütü’nün belirlediği oranlara göre havası tek temiz kent Rize oldu.

İstanbul, Ankara ve İzmir illerinin ilçe düzeyinde kirlilik haritasının da açıklandığı toplantıda en kirli noktalar İstanbul’da Göztepe, Esenyurt ve Aksaray; Ankara’da Sıhhiye ve Kayaş; İzmir’de ise Bornova ve Bayraklı oldu.

Doç. Dr. Elbek, toplantıdaki konuşmasında “İstanbul’da Esenyurt, Göztepe ve Aksaray’dan kaçın” dedi.

Basın toplantısının açılış konuşmasını yapan Türk Toraks Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Fuat Kalyoncu, “Dünya Sağlık Örgütü’nün ‘görünmez katil’ olarak tanımladığı ve dünyada her yıl 7 milyondan fazla kişinin ölümüne yol açan bu sorunun ülkemizde de tanınmasını, duyulmasını ve bu sayede her an soluduğumuz zehirli havanın artık son bulmasını istiyoruz” dedi.

Erken ölümlere sebep oluyor

Sempozyumun diğer Eş Başkanı olan Yrd. Doç. Dr. Nilüfer Aykaç ise yaptığı açıklamada hava kirliliğine yol açan fosil yakıtlarının kullanılmasına bağlı olarak Türkiye’de 2.876 erken ölümün, 4.311 hastaneye yatışın ve yılda 3 milyar euroyu aşan bir sağlık harcamasının gerçekleştiğine dikkat çekti. Yrd. Doç. Dr. Aykaç, sözlerini “İstanbul’da Esenyurtta yaşayan sağlıklı bir kişi geçtiğimiz bir yılda kirli hava nedeniyle 240 gram zehirli toz solumuştur. Daha önemlisi başkent Ankara’nın merkezinde bulunan Sıhhiye semtinde ise bu miktar 255 gramdır. Ancak bu gerçeklere rağmen Türkiye yakın gelecekte onlarca sayıda kömürlü termik santrali daha faaliyete sokmayı planlamaktadır. Biz insanların sağlığını korumaya and içmiş bir mesleğin temsilcileri olarak, sağlık üzerinde ölümcül yıkıma neden olacak bu adımın gerçekleşmemesi için toplumsal sorumluluk üstleniyor ve bu nedenle ‘sürdürülebilir kalkınma’ yerine ‘sürdürülebilir gelecek ve yaşam’dan yana safımızı seçiyoruz” diyerek tamamladı.

Kaynak: Birgün